Aldığımız veya kendimizi yoksun bıraktığımız tüm gıdalar; genetik yapımızdan hormon dengesine, cildin yağ ve nem oranından genel savunma sistemine, hafızamızdan gözlerimize, sindirim sorunlarından saç ve tırnaklarımıza, hatta duygularımıza, karakterimize kadar yansır. Hele cildimiz, gıdalara karşı öylesine duyarlıdır ki! Güzel, gergin ve ışıltılı bir cilt için bazı besinlerden ve besin takviyelerinden yararlanmak gayet akıllıcadır. Zaten kozmetik sanayi bunlardan adamakıllı yararlanıyor.
Yeşil çayCilt bakımındaki son modalardan biri de yeşil çaydır. Arizona Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, bu modayı doğrular nitelikte. Konsantre haldeki yeşil çay cilde sürüldüğünde güneş hasarlarını önlüyor. Ayrıca iltihaplanmaya karşı direnci arttırıyor, cildi yumuşatıyor. Yeşil çay maskesi gözaltı morluklarını hafifletiyor.
Soya fasulyesi
Soya fasulyesinde bulunan genistein maddesinin, kolajen üretimine yardımcı olduğu biliniyor. Ayrıca soyalı kremler cildin su tutma gücünü arttırıyor. Böylece ince kırışıkların hafifletilmesinde yardımcı oluyor. Soyanın doğal partikülleri ışığın yansımasını engelleyerek cildin daha pürüzsüz görünmesini sağlıyor. Cildimize dost olan daha sayısız gıda ürünü sıralayabilirim size. Örneğin Likopen! Pişmiş domateste bol miktarda bulunan likopen, son derece etkili bir antioksidandır. Kuşkusuz cildimizi ne kadar fazla antioksidanla beslersek, kalitesini o kadar arttırabiliriz. Sonra hemen her ürüne girmiş olan aloe vera, gayet kailteli bir omega 6 yağ asidi içeren ‘evening primrose oil’, bal, zeytinyağı, avokado, şarap ve daha birçokları
Cilt dostu beslenme destekleriCildimizi geliştiren besinlerin en önde gelenleri, A-B-C-D-E-K vitaminleri, bakır, krom, çinko, demir, selenyum, magnezyum gibi mineraller, coenzim Q-10 enzimi, omega 3 ve omega 6 gibi temel yağ asitleridir. Daha birçok gıda gibi, likopen, yeşil çay ve soya fasulyesi de cildimizi koruyan ve geliştiren, son moda antioksidanlar arasında yer alırlar.
A vitamini, tek kelime ile ciltte mucizeler yaratır. Akneli veya güneşten hasar görmüş ciltler A vitamini ile tedavi edilir. Bu vitamin, hücre yenilenmesini sağlar, saçları ve mukoza dokusunu korur, yaraların hızla iyileşmesinde önemli bir rol oynar. A vitamini önemli bir antioksidan olduğu için vücudumuzun ve cildimizin enfeksiyonlara karşı direncini arttırır. Betakaroten, A vitamininin değişik bir formudur ve en az A vitamini kadar etkilidir. A vitamininde doz aşılırsa deri kalınlaşır ama betakarotenlerin böyle bir tehlikesi de yoktur.
Vücudumuzda B vitaminleri eksikliği olması, birçok başka sorunun yanı sıra, cilt sorunlarına da yol açar. Çünkü B kompleks vitaminleri hücresel gelişim için gerekli olan enzimlerin oluşmasına yardımcı olurlar. Genel sağlık için tüm B vitaminleri gereklidir. Ancak cildi korumaya gelince, B-6′nın yeri çok özeldir. Bu vitamin, enfeksiyonları yaratan kimyasalları etkisiz hale getirir. B-3, B-5 ise cildimizin nemini korurlar.
C vitamini cildimizi gergin ve dolgun gösteren ‘kollajen doku’nun oluşumunda birinci derecede etkilidir. Aynı zamanda çok güçlü bir antioksidandır. Tüm bu nedenlerle ‘Gençlik Vitamini’ olarak bilinir. C vitamini, yara ve yanıkların iyileşmesini hızlandırır, cildimize parlaklık ve yoğunluk kazandırır, kan pıhtılaşmasını ve morarmaları önler.Şeffaf ve genç bir cilt için C vitamini çok önemlidir. Birçok kremin içine ‘anti-aging’ amaçlı olarak C vitamini ilave edilir. Bu kremler son zamanlara kadar pek yararlı olmuyordu. Çünkü kullanılan vitamin molekülleri cilde nüfuz edemeyecek kadar büyüktü.
D vitamininin kemik sağlığı için önemli olduğunu gayet iyi biliyoruz. Ama daha fazlası da var. Çünkü D vitamini cildimiz için de gereklidir. Bu vitamin yaraların iyileşmesinde önemli bir rol oynar. D vitamini üretebilmek için biraz güneş ışığına ihtiyacımız var. Haftada 3 kez, 15 dakika kadar yüz, kol ve bacaklarımızı güneşe göstersek yeterlidir
Okunma sayısı : 475 defa
Son Yorumlar